24 Mart 2015 Salı

16. KCY Blog Turu : | | Müjde Aklanoğlu - Baksana Talihe : Röportaj


16. blog turumuzdan herkese merhabalar! 16. turumuzda Kör Talih'in devam kitabı olan Baksana Talihe'yi ele  alıyoruz. Ben bu turda kitabın konusunu anlatmayı es geçip kitap hakkındaki düşüncelerimi anlatıp daha sonra da Müjde Aklanoğlu'yla yaptığımız röportajı sizlerle paylaşacağım. Gelelim ne düşündüğüme;

Bence kitabın karakterleri ve komediyi ele alışı başarılı ancak ben kitabın duruluğunu kaybettiğini düşünüyorum. Girilen detaylar, uzatılan laflar, fazlaca betimlemeler bunlar kitabı bizden uzaklaştıran yönlerdi bence. Açıkçası ilk kitabı daha çok beğenmiştim ikincisi de güzeldi ancak şairane cümleler olsun, arada bir Yeşilçam'a kayışı olsun bunlar kitabı benden uzaklaştırdı. Dediğim gibi karakterler çok başarılı çünkü hepsi ayrı birer dünya ama duruluk bana göre önemli bir özellik ve bu açıdan ilk kitabı daha çok sevmiştim.

Gelelim tatlı yazarımız Müjde Aklanoğlu'yla yaptığım röportaja! Sorular konusunda bana yardım eden Romantik Optik'ten Beyza'ya da ayrıca teşekkürler, seni seviyorum *-*


1- Öncelikle Müjde Hanım çok klasik olacak ama kısaca sizi tanımayanlar için bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Tabii! İstanbul doğumlu… Doğma büyüme Eyüp Pierre Loti’liyim… İ.T.Ü Moda Tasarım mezunu, Uluslararası bir firmada Baş Tasarımcıyım… Huzur kaynağı ve her daim bana destek olan bir eşe, gurur kaynağım olan 2 çocuğa sahip bir yazarım…
2- Kitaplarınızı yazarken özel bir mekanınız var mı?
Yatak odası… Evet yanlış yazmadım!.. İşten yorgun gelip, ev işi, çocuk telaşı, koca derken… Yazmaya sadece uyumadan önce vakit buluyorum… O yüzden hep özenmişimdir dışarıda, sahilde ya da çalışma odalarında yazanları…
3- Sizinle bu ikinci kez çalışmamız olacak Müjde Hanım. Bu sefer de biraz okurlarınızın merak ettiği soruları sizlere soralım dedik. İlk olarak "Dram yazıyor ama her şekilde okurunu her kitabında kahkahalarla güldürüyor; hem gülüyor, hem ağlıyoruz. Bunu yansıtmayı bize nasıl başarıyor?" diye bir sorumuz var. Bunu nasıl başarıyorsunuz Müjde Hanım?
Sadece dram yazarak insanları sıkmayı sevmiyorum… Her ne kadar gerçekçi yazsam da olayların akışını, onların aslında bir kurgu, sadece bizim düşüncemiz olduğunu sanırım kahkahalar atarken “Yok artık!” dediklerinde veriyorum… Bilmiyorum, kalemim zamanla bu şekilde kalıplaştı.. Benimle bu şekilde şekilde bütünleşti… Ağladığımız kadar gülüp, düşündüğümüz ve heyecandan son satırını arşınladığımız kitapları yazmayı daha çok seviyorum… Sanırım ben komediyi dramla harmanlayıp tutkuyla süslemeyi seviyorum…
4- Bizim en sevdiğimiz sorulardan birisi. Yakın zamanda çok sayıda yerli yazar piyasaya giriş yaptı. Onları kendinize rakip olarak mı görüyorsunuz yoksa şans olarak mı?
Evet güzel soru… Elbette rekabet hep vardı, olmaya da devam edecek… Ama rakip olarak gördüğüm kimse yok! Çünkü… Arkadaşlarımın benden daha iyi olması beni üzmez, aksine “gurur kaynaklarımız var artık” diyerek sevindirir… Çünkü birilerinin de artık başarılarıyla başı çekmesi, bizim adımızı da diğer yabancı yazarlar gibi çok okunanlarda duyurması gerekmektedir…

5- Serilerin/kitapların adını nasıl seçiyorsunuz? Bir anlık ilham mı, üzerinde çok düşünüyor musunuz? Aynı şekilde karakter isimleri konusunu nasıl çözüyorsunuz?
Serileri her zaman konuya ve kitap akışına göre isimlendiriyorum… İsimlerin kitaplara uymasına ve konuya aşinalık sunmasına dikkat ediyorum… Senaryolara gelince… Bazen kurgusu hakkında çok düşünüyorum, günlerce kafa patlatıyorum, değişik, başka, okuyucuyu şaşırtan, endişelendiren ve heyecanlandıran konular düşünmeye özen gösteriyorum ama bazen de bu dediklerimi hiç düşünmeme gerek kalmadan kendiliğinden oluyor, hiç düşünmeksizin yazıyorum…
6- Fantastik ya da "Geçmiş ve Gelecekte" gibi tarihi aşk romanı yazmayı düşünür müsünüz? Bunların dışında başka türler denemeyi istemez misiniz?
Evet… Geçmiş ve Gelecekte adlı romanım bilim kurgu mesela ve tarihi aşkla harmanlandı… Fantastik düşüncelerim de var, bir kısmını yazdım hatta ama henüz okuyucuyla buluşmaya sunacak kadar cesur değilim…
7-Yemin Bozdum Yolunda II ile Aşka Düşmek'ten sonra yayımlanacak olan romanlarınız tahminen sırasıyla neler olur?
Yasak Elma Şansa Bak Rüyalar Gerçek Olsa ya da Cesaretin Var mı Aşka Aşka Metres Tutuldu Elveda Deme Düşlerde Sevdim Seni Benimle Oynama Kader Aşkı Yazınca Doktor Civanım Gözlerin Hala Benim mi? Kurşuni vesaire… Hepsini saymayayım sürpriz olsun… Bunlar aşağı yukarı (çoğu yazılmış olarak) basım için hazır olanlar…
8-Bu koşuşturma arasında bu kadar hızlı ve çok roman yazmayı nasıl beceriyorsunuz? Ve yayıneviyle nasıl tanıştınız?
Yazmak bulaşıcı bir hastalık gibi içime yerleşti ve her hücremi tüketti. Eşime göre ben bağımlıyım. Müptelası olmuşum… Çok kızıyor, kendini çok yoruyorsun yaz ama bu derece bağımlılık yapma diye… Kıyamam ona, korkuyor hastalanacağım diye ama elimde değil… Her gece en az bir bölüm ya da birkaç Word sayfası yazmadan yatarsam uyuyamıyorum… Ve yayınevimle tesadüfen tanıştık… İyi ki de tanışmışız… İşten çok aile gibi olduk… Sağlam dostluklar kurduk… Rabbim bozmasın…


9-Yazmaya nasıl zaman buluyorsunuz ? ( Aşırı merak eden bir okuyucu )
Bulamıyorum… İş, ev çocuk zaten zorken, bir de eşimin yazarak onunla olan zamanımı azalttığını söyleyerek vicdanımı yerinden etmesiyle, ailemin “çok yoruluyorsun yazma artık” tembihleriyle savaşarak… Tek bulduğum vakit, hepsinin uyuduğu ve benim tek başıma kaldığım vakit oluyor… O da uykuya yenilip, karanlığa dalmazsam laptopun başında Bazen sadece yazmak için bile işi bırakmayı düşünüyorum ama daha haftanın başında bu fikrimden vazgeçmiş oluyorum… Çünkü bana göre değil sanırım evde oturmak… Maddi ve manevi açıdan… Özgürlüğümü feda edemiyorum sanırım…
10- Yazarlık hayatınız nasıl başladı ve yazar olmadan önce hayatınız nasıldı?
Yazar olmadan önce de pek yerinde duran bir kişiliğim yoktu… Yani değişen bir şey olmadı. Boş bulduğum her an bir eğitim kursuna gider illa bir meşgale edinirdim… Zaten evli ve anneyken okulumu bitirdim… Sonra şu meşhur reklam repliği gibi “Çocuk da yaptım, kariyerde!” ve yazmaya da bir iddiayla başladım… İyi başlamışım…
11-Tüm yazarlar tek kitapta romanını bitirirken siz genellikle seri yazıyorsunuz. Neden?
Aslında bilinçli olarak yapılan bir eylem değil…. Ama okuyucum yan karakterleri o kadar seviyor ve benimsiyor ki... Ben de daha kitabın başında bunun sinyallerini hissedince, yan karakterleri çok öne çıkarmadan onlarında kitabının çıkacağının haberini vererek, bende başta olmak üzeri hepimizi memnun ediyorum… Yoksa hiçbir kitabıma seri olarak başlamıyorum…
12- Bana Sevmeyi Anlat kitabınızın yabancı ülkede satışa çıkacağı söylendi. Yurt dışında yayın hakkını verdiği yabancı yayınevinin adı nedir acaba?
Evet nasip olacak çıkacak… Çevirmenimiz Gonca Hanım gerçekten bu işin ehli bir editör ve çevirmen olarak kitabımı çok güzel temsil edecek…Ve sanırım Ajansı açıklamayı yayınevine bırakacağım.. Ve yabancı dilde değil…!! Dillerde…:D
13- Sıradaki kitaplarınız ile ilgili bir ipucu verebilir misiniz? Talih serisinin 3. kitabı hakkında ipucu duymayı çok isteriz?
Talih serisinin son kitabı Şansa Bak… Herkesin tanıdığı kişi Timur ve yeni çılgınımız Azra’yı konu alıyor… Romantik Komedi ve Dram tadında devam edecek kitap…Ama kısacık bir Sophi… Hazal’dan daha çılgın bir hatun göreceğimiz kesin…
14 - Son dönemde gündeme gelen sizinle bir kitap sayfası arasında bir diyalog, bir atışma okuduk. Müjde Hanım bu olayla ilgili söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Yorumsuz!!!


15- Son olarak okurlarınıza neler söylemek istersiniz?
Bu yola çıktığımda çok kişi yapamaz diye arkamda atıp tutarken benim hep yanımda okurlarım vardı… Kırıldığımda bana destek verdiler, bir şeyi başardığımda yanımda olarak sevincime ortak oldular… Çoğuyla dostluklarımız çok ileriye gitti… İsim olarak birçoğunu maalesef ki hafızamda tutamıyorum… Ama yanımda olanların sayısı azımsanamayacak kadar çok… Ve onları seviyorum… Takip ediyorum her ne kadar sesim çıkmasa da… Velhasıl… Ben okuyucularımla mutlu olan bir yazar oluyorum… Bu başında da böyleydi, ileride de böyle olacak… SİZİ SEVİYORUM. İyi ki varsınız… Teşekkürler Kitap Cadıları… Kalbi güzel Bloggerlarım… Ellerinize, emeğinize sağlık… Bir kez daha sizinle tura katılmaktan çok mutlu oldum… Teşekkürler…

Evet röportajımız bu kadar :) Müjde Hanım'a cevaplarından dolayı çok teşekkür ediyorum, umarım sizler de beğenmişsinizdir. Bir sonraki turumuzda görüşmek üzeree! :*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder