Künye:
Kitabın Adı:Anna Kan Giyinmiş Kız
Orijinal Adı:Anna Dressed in Blood
Yazar:Kendare Blake
Seri: Anna #1
Goodreads Puanı: 4.01/5
Merhaba :) Araya bir iki
sınav girdi ve yorum yazmayalı çok uzun olmuş gibi geldi ama beklettiğime değdi
diyebilirim çünkü tazecik Anna yorumumla karşınızdayım [bitireli 3 dk. oldu :)]
Kitap Martı Yayınları'ndan ve ben bir şey fark ettiğimi
düşünüyorum;Martı'da ayrı bir büyü var,sanki kitabın daha akıcı olmasını
sağlıyor.Yazı puntosundan mıdır bölüm başlarının insanı çekişinden midir
bilinmez,şu ana kadar okuduğum Martı kitaplarını hep bir iki günde
bitirmişimdir.Hayır yani sadece bana da öyle gelmiyor Eylül ve İrem'in
fikirleri de aynı yönde :) Yani yayınevini bu konuda başarılı buluyoruz ;)
Anna'nın kapağına bir tek ben bayılmış olamam her halde
:) Kitabın sırtı da kapağı da hem birbirleriyle hem de konuyla büyük bir uyum
içerisinde ve kütüphanenizde gözleri üzerine çektiğini söyleyebilirim :) Yani
dış tasarım açısından benden tam puan alıyor :3
Anlatıcımız bu kitapta erkek.Çoğu kitabı kızların
anlatımından dinlediğimiz için mi bilmiyorum ama bu tarz kitaplar bana daha
eğlenceli geliyor,değişiklik güzel şey ;)
Aynı zamanda anlatıcımızın ismi de beni baya bir
eğlendirdi ilk başta: Theseus Cassio Lowood..Çocuğun suçu değil,annesiyle
babası Shakespeare tutkunuymuş ondan olmuş hep bunlar :D Ama "dostları ona
Cas der" :) Neyse geyiği bırakıp biraz da konuya değineyim:
Cas Lowood'un hayatı ona "sadık takipçisinin"
yolladığı ihbarları çözmekle geçiyor.Babası öldükten sonra ona kalan cadı
bıçağıyla hayaletleri avlıyor,içten içe de kendini babasını öldüren hayaletle
yüzleşmeye hazırlıyor.Kitap,Cas'in o an öldürdüğü hayalet olan "12.Otoyol
Otostopçusu"ndan başlıyor.Tabii bu öyle kolay bir iş değil,ilk önce sağlam
bir araştırma yapmak zorunda,bu da 1-2 ay sürüyor.Hayaletlerin kurbanlarına
saldırma şekilleriyse nasıl öldürüldüklerine bağlı.İnsanları kendi öldürüldükleri
gibi öldürmeye takmış durumdalar.Cas de yem olmamak için araştırmak zorunda.Bu
da bir şehirde ancak 2 ay kalabiliyor demek..
![]() |
Beni öldürmeyi nasıl deneyecek? -Cas |
Daha sonra Anna geliyor.Cas,Anna'nın farklı olduğunu
adını duyduğundan beri biliyor ve bu "çekim" hissini daha önce sadece
tek bir hayalette hissetmiş; o da babasının katili..Bunu ilk okuduğumda şöyle
bir kalıp,acaba babasının katili o mu ?
falan olmuştum ama çok beklersiniz sevgili okurcuklarım çünkü öyle bir şey
yok,olamaz,impossible :)
Neden mi?Çünkü Anna diğer hayaletlerden cidden farklı.Mesela
kız öldüğünün farkında,zorlamıyo işi :) Çoğu hayalet öldüğünü kabul bile
edemiyor,daha çok insanları kandırıp aynı şekilde öldürmenin peşindeler -_-
Bu arada Cas için Anna’nın farklı oluşuna daha çok
değinmek istiyorum çünkü diğer işlerine kıyasla Thunder Bay’deki bu görevi daha
farklı bir şekilde ele alıyor.Mesela normalde insanları işin içine
karıştırmıyor ama bu sefer Carmel Jones ve Thomas Sabin adında iki dişli
karakter çıkıyor karşımıza.Thomas bir çeşit cadı ve psişik bağıyla insanların
aklını okuyabiliyor.Bir şeyi çok düşündüğünüzde ya da aklınızda sürekli aynı
görüntüyü oynattığınızda onun işini kolaylaştırmış oluyorsunuz diyebilirim J Tabi bir de Morfran adında çok kafa bir büyükbabası var
J Carmel’se,Cas’in ilk yapılacaklar listesinde bir
hedefti ilk başta.Okulun “kraliçe arısının” ağzından her zaman laf
alınabilir.En azından Cas değiştirdiği okullardan bunu öğrenmişti.Ama Carmel o
bildiğimiz gıcık/sıkıcı/popülerlikle kafayı bozmuş kızlardan değil.Tamam kız
okulda ipleri eline almış ve bu onu sosyal hayatta etkili kılıyor ama Carmel
içi boş barbie bebeklerden kesinlikle değil,bu yönü de ona bir artı katıyor
bence.
![]() |
Sahip olamayacağım şeyleri istememe sebep oluyorsun -Anna |
Kitabın genel konusu ve karakterleri bu
şekilde.Bayıldığım diğer noktaysa küçük büyük demeden her karakterin işe
yarıyor ve önemli bir görevinin olması ve en küçük detayların bile çook önemli
olaylara bağlanması ve insanlara çok büyük sürprizler yaşatıyor oluşu.Bu açıdan
kendinizi Sherlock’la bir vaka çözüyor gibi hissediyorsunuz.Hatta bazı yerlerde
öyle şaşırdığım olaylar oldu ki şaşkınlıktan ağzımı kapatamadım :O
Carmel hayalete beyzbol sopasıyla art arda vuruyordu.İşte hiçbir işe yaramadığını düşünen balo kraliçesi. :)
Bu arada şunu da eklemem gerekiyor ki kitapta hiçbir
korkunç yan yok.Böyle çok soruyla karşılaştım:Çok mu korkunç diye ama cevabım
hep aynıydı:Korkunç değil aksine eğlenceli :P
Uzun yorumun kısası ben bu kitabı çok çok çok beğendim
ve bu okumanız/kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan biri.Ve 2. kitap
olan Girl of Nightmares –Kabusların Kızı-nı sabırsızlıkla bekliyorum ve size
baskı yapıyorum:ALIN,OKUYUN ŞU KİTABI! J
Puanım:5

Anna'nın filminin çıkacağını öğrendiğimde ben:
Yapımcının Stephenie Meyer olduğunu öğrenince ben:
![]() |
Anna'nın hayalete dönüşmüş halini yansıtan çok başarılı bir fanart :) |
Kitabın sonunda ben:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder